İçindekiler
Diyabet ve Tarih
“Diyabet” kelimesi “sifon” anlamında ve “Mellitus” da “bal gibi tatlı” manasına gelmektedir. Yani “Diabetes Mellitus” kelimelerinin anlamı “şekerli idrar” demektir. Tarihte bu hastalığın kayıtlarına ilk kez M.Ö. 1500 yıllarında Mısır’da yazılan Ebers papirüslerinde rastlanmaktadır. Bu tarihi kayıtlarda, diyabet “bol su içme ve bol idrarla kendini gösteren bir hastalık” olarak söz edilmektedir. 1674 yılında Thomas Willis ilk kez diyabetik hastaların idrarlarının tatlı olduğunu tespit etmiştir.
Pankreas – İnsülin – Diyabet
Diabetes Mellitus (DM) hastalığı, pankreastan salgılanan insülin hormonunun hiç salgılanmaması veya yetersiz salgılanması veya salgılanan insülinin hücrelerde etkili olamaması sebebi ile oluşmaktadır. Eğer vücudumuzda insülin hiç salgılanmazsa buna Tip-1 DM hastalığı, yetersiz salgılanması durumunda Tip-2 DM, gebelik döneminde görülen tipine Gestasyonel DM ve bu üç grup dışındaki hastalık grubuna da Tip-3 DM adını veriyoruz.
463 Milyon Hasta
Dünyada 463 milyon DM’lu hasta vardır, yani her 11 kişiden 1’inde DM mevcuttur. DM hastalığı olan kişilerin neredeyse yarısı (232 milyon kişi) henüz tanı almamıştır, yani her 2 diyabetliden 1’i hastalığının farkında değildir. 1 milyon yüz bin civarında çocuk ve genç Tip-1 DM hastası mevcuttur. 6 gebelikten 1’nde (20 milyon) Gestasyonel DM görülmektedir. 20-79 yaşlar arasındaki yetişkin sayısının 374 milyonu prediyabet (gizli şeker) olduğu tahmin edilmektedir (tüm dünyada bu yaş grubundakilerin yaklaşık 13 kişiden 1’i). DM’lu hastaların dörtte üçü düşük ve orta gelir düzeyindeki ülkelerde yaşamaktadır. Ülkemizde 6.6 milyonun üzerinde diyabetli bulunmaktadır. Türkiye %11,1 ile DM’un görülme oranının en yüksek olduğu Avrupa ülkesidir.
3P Belirtisi
Diyabetik hastaların en önemli “3 P” belirtisi vardır:
- Polifaji (çok yemek yeme, özellikle şekerli gıdalar)
- Polidipsi (çok su içme)
- Poliüri (çok idrara çıkma)
Bu belirtilerin dışında halsizlik, yorgunluk, ağızda kuruma, zayıflama, yaraların geç iyileşmesi, çok sık enfeksiyon olması, bulanık görme, ellerde ve ayaklarda karıncalanma-uyuşma mevcuttur.
Açlık Kan Şekerinin 126MG/DL ve Üzerinde
DM tanısı Açlık Kan Şekeri (AKŞ), Tokluk Kan Şekeri (TKŞ) ve son 3 ayın şeker ortalaması (HbA1c) değerleri ile konulur. AKŞ değeri 126mg/dl ve üzerinde olması, TKŞ değerinin 200mg/dl ve üzerinde olması, ayrıca HbA1c değerinin %6.3 ve üzerinde olması durumunda DM hastalığı tanısı konulur. Bu AKŞ, TKŞ ve HbA1c ölçümlerinden en az 1’sinin yukarıda belirtildiği gibi anormal olması tanı için yeterlidir.
Şeker Riski Olanlar
Bazı kişilerin DM hastası olma riski diğer insanlara göre daha fazladır. DM olma riski yüksek olan kişiler arasında hipertansiyonu olanlar, kan yağları (kolesterol ve trigliserid) yüksek olanlar, damar hastalıkları olanlar, birinci derece yakınlarında DM olanlar, gebelikte gestasyonel DM geçirenler, polikistik over sendromu (PCOS) olanlar, düşük doğum ağırlıklılar, spor yapmayanlar, organ transplantasyonlular, yağlı ve posasız gıdalarla beslenenler, insülin direnci olanlar mevcuttur.
Arterlerin Daralması
Şeker hastalığının insan vücudunda yaptığı organ hasarları (komplikasyonlar) çok fazla ve yaygındır. Bunun sebebi ise bu hastalığın arterleri (atardamarları) etkileyerek damar kanalını daraltıp organa giden kan miktarını azaltmasıdır. Yani şeker hastalığının esas olarak hasar oluşturduğu birim organ arterlerdir, atar damarı olmayan organ olmadığına göre bu hastalık tüm organlarda komplikasyonlar oluşturabilmektedir:Kalp, böbrekler, beyin, gözler, eller ve ayaklar, sinirler gibi. Bu komplikasyonlara maruz kalmış olan hastalarda Kalp Krizi (Akut MI), Felç, Körlük, Böbrek Yetmezliği, Ellerde ve Ayaklarda Gangren gibi bir çok organ hastalıkları görülebilmektedir.
OAD ve İnsülinler
Şeker Hastalığının tedavisinin amacı AKŞ, TKŞ ve HbA1c değerlerinin normalde tutulması ve komplikasyonların gelişmesinin engellenmesi ve/veya komplikasyonların başlangıç zamanının geciktirilmesidir. DM’un tedavisi yaşam şeklinin değiştirilmesi, ağızdan alınan ilaçlar (Oral Antidiyabetikler-OAD) ve insülinlerdir. Unlu ve şekerli gıdaların azaltılması, egzersiz yapılması, sigara ve alkolün bırakılması en önemli yaşam tarzı değişiklikleridir. OAD’lerin ve insülinin çok çeşitleri mevcuttur; Hastanın yaşına, şeker hastalığının süresine, başka kronik hastalıkların mevcudiyetine, kan şekeri ve HbA1c değerlerine göre bu ilaçlardan uygun olanlar seçilir veya kombinasyonlar belirlenerek uygulanır.
Projeksiyon
Dünyadaki sağlık harcamalarının %10’u diyabetik hastaların teşhis ve tedavi ile komplikasyonlarına harcanıyor (760 milyar ABD Doları). Ülkemizde ise bu giderler toplam sağlık harcamalarının %23,8’ini oluşturmaktadır. 2045 yılında ülkemizde 10,4 milyon diyabetli olacağı ve ülkemizin dünyada yetişkinlerde diyabetin en sık görüldüğü 10 ülkeden 1’si durumuna geleceği tahmin edilmektedir.

